8 Eylül 2011 Perşembe

İskender...Elif Şafak...


Bazı kitapları okuyup bitirdiğimde...Kitabın kapağını yüreğimde sakladığım bir sırrı korumak istercesine kaparım...Narin ve kırılgandır bazı hikayeler...

Kendime gelmem saatler hatta belki günler alır...Kitabı bitirmek; çok sevdiğim insanları, hikayeleriyle birlikte ardımda bırakmışım hissi yaratır...
Sanki onlar bensiz yapamayacaklarmış gibi...Onları yüzüstü terketmişim gibi...Ağır bir sorumluluk oturur omuzlarıma tüm ağırlığıyla...

Şimdi o ne yapacak diyorum yine...

Oturduğum koltukta huzursuzca kıpırdanıyorum, bilgisayarla oyalanmayı deniyorum...Birbirinden alakasız onlarca site dolaşıyorum...Sırf biraz olsun kafamı dağıtabilmek adına...Olmuyor...

Hani tamam seviyorum başkalarının dertleriyle dertlenmeyi,kederlerini derinden hissetmeyi,paylaşmayı seviyorum sevmesine de...O bir roman karakteri işte...Bir kurgu...Bir hayal...

Neden üzülüyorsun ki bu kadar?

İskender'i düşünüyorum bugün de...Elif Şafak'ın İskerder'ini elbette...Pembe'nin sultanı, ilkgözağrısı İskender'ini...Yunus'la Esmanın abisi...Kate'in çocuğunun babası...

Kendime yakın hissedişim, törpülemeye çalıştığı hoyratlığındandır belki de...

ps. okumayı yazmayı seven,kelimelere aşık,içini yazarak dökmeyi becerebilen tüm blogger dostlarıma tavsiye ederim şiddetle...Elif Şafak İskender'i ...

3 yorum:

Missbone dedi ki...

Uzun zamandır kitapla bakışıyoruz,ama flört olarak kalsın demiştim :) Bu yazıdan sonra aşk yaşamaya karar verdim :)

cennebazz dedi ki...

Insallah begenirsin sende :))

lamina dedi ki...

okumuştum, sonu iginçti ters köşe oldum resmen :)

http://laminapropria.blogspot.com/