13 Eylül 2011 Salı

Büyümek Evlenmektir Belki de...


Büyümek; Yıllar önce sana balkondan domates atan o haşarı erkek çocuğunun yanında dünyalar güzeli bir kızla elele nikah memuruna EVET deyişine tanık olmaktır...

Hafta sonu iki düğün vardı...İki erkeğin düğünü...

Biri doğduğu günden beri tanıdığım...Aynı beşiklerde sallandığım...Aramızda 40 gün olan Batuhan'ın düğünüydü...
Birlikte büyüdük ilk ergenlik yıllarına kadar...Sonra farklı ortamlar, farklı arkadaşlar girince hayatımıza kopuverdik beşik arkadaşımla...Aile ziyaretlerinde hep yahu bir görüşemedik gitti ile başlayan pişmanlık dolu cümleler kurduk onlarca defa...Ama işte düğününe kadar da gerçekten hiç görüşemedik...

İnsan tulumuyla hatırladığı birini damatlık içinde görünce büyümüşüz demekten alıkoyamıyor kendini...

Batuhan'ın annesi annemin en yakın arkadaşı...Sema Teyze...Eşlerinin ismi aynı...40 gün arayla tanışmışlar eşleriyle...40 gün arayla evlenmişler...40 gün arayla ilk çocuklarını kucaklarına almışlar...40 gün arayla eşlerinin kanser olduğu haberini aldılar...Ama Metin amca erken veda etti...Sema Teyzeye...

Onları hatırlıyorum da...

Biz küçüktük...Onlar çok gençti...Henüz 25 yaşlarındaydılar biz 5 yaşındayken...Biz Batuhan'la ortalıkta koşuşturup oynerken,onlarda kendi aralarında oyunlar oynardı...İsim şehir oynarlardı...Kavga eder,kapışırlardı...Babam olmayan hayvanlar ve olmayan ülkeler sıralardı...Onlar itiraz ederdi...Ama sonunda hep babam puanı kapardı...
Sonra askerdeyken babamların annemlere gönderdiği aşk mektuplarını açar okurlardı...Kıkırdarlardı...
Erkekler maç izlerdi...Annemle Sema teyze kendilerine makyaj denemeleri yaparlardı...Yeniyetme kız çocukları gibi takıp takıştırır...Birlikte kıkırdarlardı...

O zamanlar durumları iyi değildi bu kadar...Ama hiç olmadıkları kadar mutlulardı...Herşeyden önemlisi umutlulardı...

Gerçek bir aşkla birbirlerine bağlılardı...Öyle ki annem bana hamileyken çöp şiş aşerip,lavaşın içine zeytin kekik pul biber ekleyip,çöp şiş niyetine yiyecek kadar aşıklardı...

Biz de çocuktuk...Onlar da...
Biz de mutluyduk...Onlar da...

Diğer düğün sahibi...Benim çocukluğumun geçtiği...Karanfil Sokak'tan arkadaşım...5 yaşımda tanışmıştım onunla...O zamanlar 5 yaşındaki çocuklar oyun gruplarında,anaokullarında değil,apartmanlarının bahçelerinde oynarlardı...Doyasıya...

Bir öğretmen eşlik etmez...Kendileri tanışır,kaynaşır,oyunlar yaratır,kendileri düşer yine kendileri kalkarlardı...

5 yaşımdan bu yana...Aynı mahallenin çocuklarıyız biz...Çoğumuz oradan taşınmış olsak da...Hala bizim mahalle deriz o eski sokak ağzıyla...

Başka mahalleden gelen çocukları döverdik hepbirlikte...Aynı alanda kızlı erkekli maç yapardık...Tilki Tilki saatin kaç oynardık...Kaşıntı tozu yapar...Savaşırdık...Bisikletlerimizle yakalamaç oynardık...Sonra kukalı saklambaç elbette...Renkli istop vardı bir de,istop'un stop'tan geldiğini bile bilmezdik o kadar küçüktük işte...
Ortada sıçan oynardık...Bahçede ki çardağı uzay gemisi sanıp,uzaylılarla savaşırdık...Yaralanırdık...Her yaz tatili birimizden biri hastaneye kaldırılır,ya dikişiyle ya alçısıyla aramıza döner...O yazın en fiyakalı çocuğu olurdu...
Misket oynardık...Mızıkçılık yapardık...Kaybettiğimiz bir misket uğruna saatlerce oturur ağlardık...Balkonlarımızdan birbirimize domates atardık...

İşte o çocuklar büyüdü şimdi...O zamanlar Tarkan mı ünlü olacak Tayun mu diye tartıştığımız,çizgi film karakterleri uğruna birbirimize girdiğimiz...Kimimiz Donatello'cu kimimiz Leonardo'cu lar şimdi oturup,çoluk çocuk sahibi olmaktan konuşuyoruz...
Şimdi birbirimizin düğünlerine şahit oluyoruz...Birbirimizi gelinlikle görüp,damatlıkla selamlıyoruz...

İşte böyle her geçen gün Büyüyoruz...

2 yorum:

Aysun dedi ki...

Ne kadar içten yazmışsın.Bende bu yeni yaşıma girerken,liseden bir kız arkadaşımın facebook duvarıma bugün kızımında doğum günü yazmasıyla aslında büyüdüğümü anladım..
Küçük kuzenler askere uğurlandı ve ben biraz daha büyüdüğümü anladım.
Aslında hala küçüğüm :)

Emilia dedi ki...

Büyümek beni hiç keyiflendirmiyor. Arkadaşlarımın evlenmesi de bana ah çektirmiyor.
Erken yaşta yazık ettiler kendilerine diyip avutuyor muyum acaba kendimi ?

Küçük kalmak iyidir.,40ıma da gelsem sokaktaki çocuklarla saklambaç oynamaya devam edeceğim :)