17 Eylül 2012 Pazartesi

Evliliğe 5 gün...

Ta taaaaamm...

Kaldı 5 gün...

Heyecan,stres,sıkıntı doruk noktasında...Mobilyacılarla başımız belada...

Hayatımızın en güzel günlerini stres içerisinde geçirmemize sebep olan nam-ı diğer Ali'yi öldürmeme az kaldı...Siz siz olun mobilyacılara mobilya gelmeden tek kuruş ödeme yapmayın bence...

Neyse bu sıkıntıların dışında...

Gelinliğim hazır; Akay gelinlikten hayalimdeki gelinliği aldım...Mutluyum...4,5 mt duvağımla kendi çapımda kraliyet gelini oldum o ayrı :)

Sevgilinin damatlığı Damat 'dan ...



Sonunda aile içindeki düğün krizi atlatıldı ve 130 kişilik en yakınlarla yapılacak kutlamada anlaşma sağlandı...Pek pek mutluyum... Bizbize 130 kişinin 65'inin gençlerden oluştuğu süper bir eğlence olacak hissediyorum...

Tahmin edersiniz ki kına gecesi yapmıyorum... Kınadan nefret ediyorum çünkü...20 kişilik bir kız grubuyla bekarlığa veda gecesi yapıyorum...Canlarım organize etti ve biliyorum ki çok güzel bir gece olacak...

Kuaförümü hala ayarlamadım :))en kötü kendim saçımı toplar kendim makyajımı yaparım...Sıkıntı yok...

Fotoğraf çekimi için dış mekan kullanılacak,fotoğrafçıyla anlaştık... Bir tek fotoğraflarda kullanacağımız süsler balonlar falanlar filanlar kaldı...

Perşembe günü bu yazın başından beri sabırsızlıkla beklediğim senelik iznime çıkıyorum...20 eylül den 8 ekime kadar yatıştayım...Hayat bana güzel...

Sevgilimle evi yerleştirirken,dolap silerken,avizeleri monte ederken, perdeleri monte ederken,akla gelebilecek her fırsatta çocuklar gibi kucaklaşıp,zıplıyoruz sevinçten...Allah mutluluğumuzu bozmasın...

Evimiz çok güzel oldu sevgili blog...Sabırsızlık had safhada...bir önce evlenip evimize kavuşmak istiyorum...Her akşam sevdiklerimizi ağırlamak,şarap geceleri,rakı balık akşamları,dvd,ps partileri yapmak istiyorum...

Bu defa hayal ettiğimden bile güzel bir evliliğimin olmasını istiyorum...Her sabah onunla uyandığım için şükretmek istiyorum...tüm sevdiklerimle çok güzel günler paylaşmak istiyorum...

2006 yılından beri çektiğim her sıkıntıyı bana unutturacak bir hayat istiyorum...Ve bu defa hepsini hakettiğimi düşünüyorum...


11 Temmuz 2012 Çarşamba

Evleniyoruz....Mutluyuz.....



Sevgili Blog;

Uzun zaman oldu sana uğramayalı dertleşmeyeli,sevinç mutluluk heyecan paylaşmayalı...Yoğundum elbet...Nefes nefese bir koşturmaca...Güzel heyecanlar...Bazen gereğinden fazla...Süreç sebebiyle yaşanan anlamsız gerginlikler, babacığımın hastalığı...Geçirdiği korkunç atak derken ben buralara uğrayamaz oldum işte böyle...

Genel olarak hayat güzel gidiyor,merak edenlere....Nikah tarihimizi aldık 23.09.2012...Hep yaz gelini olmak isterken,kaderde güz gelini olmak varmış... Kısmet...Ne yalan söyleyeyim gün almaya gittiğimiz gün ,bulabildiğimiz tarih nedeniyle ağlamaklı çıkmıştım nikah dairesinden...Ama şimdi gittikçe ısınmaya başladım 23 eylül'e... Dilerim şöyle bol güneşli ve sıcacık bir gün olur...Huzurla,mutlulukla her anın tadını çıkara çıkara EVET deriz sevdiğimle...

Evimiz için hazırlıklarımız tamamlandı neredeyse...Mobilyalarımızın bir kısmını hazır aldık,bir kısmını yaptırıyoruz...Ev tamamen benim zevkime göre döşeniyor diyebilirim...Sevgiliyle beğenilerimiz yakın olduğundan , o da memnun hayatından... Tabaklar çanaklar tencereler tavalar derken asıl işin mutfak gereçleri olduğunu hatırladım bir kez daha...Geriye kalanlar halılar ve perdeler...Bir de en keyifli kısmı evimizi süsleyecek aksesuarlar....

Gelinlik bakmaya gitmedim hala...Fazlalık gördüğüm bir kaç kilom var,onları da verirsem gidebilirim sonunda...21 temmuz 'da Vakko Wedding'den randevum var...Gidip altını üstüne getirmeyi,hemen hemen bütün gelinlikleri denemeyi düşünüyorum...Aslında gelinlik modelim belli sayılır...Vera Wang 'in bir modeli ve bir de Elie Saab'ın bir modeli...Görür görmez vuruldum iki gelinliğe de...Eğer üzerimde hayal ettiğim gibi dururlarsa,gelinlik işi de bitti sayılır...

Nikah şekeri ve davetiye kısmı...Düğün yemeğinin yapılacağı mekan netleştikten sonra...Düğün yemeği ile ilgili bir kaos var şu anda...Ben çok kalabalık bir davet istemezken...Sadece 1. derece akrabalarım ve en yakın arkadaşlarımla olmak isterken,aileler elbette bizim arkadaşlarımız ne olacak telaşında şimdiden... Eminim hemen hemen her gelin ve damatın yaşadığı en büyük kaosdur bu...Annemin arkadaşı bilmemkimler ne olacak kaosu....Hele iki tarafta ticaretle uğraşınca herkesi çağıralım desek bulacak 1000 kişiyi...Bütün düğünümü insanları öperek geçirmek istemiyorum...Orası net...Şu an aile içinde ki bu tartışmayı da aşabilirsek...Başka bir sıkıntımız kalmayacak evlilik hazırlıklarıyla ilgili...

Şimdilik durum budur...Özet geçmek gerekirse... Evleniyoruz....Mutluyuz..... :))




23 Nisan 2012 Pazartesi

Evleniyoruzzzz :)


Sevgili Blog;

Yine firardayım biliyorum...Ama öyle yoğunum ki bilemezsin...Hem sebebini öğrenince eminim sende beni affedeceksin...

Evlilik hazırlıklarına başladık sonunda...İki tembel sevgili,sallana sallana o yaz bu yaz derken 2012 yazında evlenmeye karar verdik...Ani bir hareketle de çalışmalara başladık...

Şu blog yazarın şu sıralar bir dekoratör bir iç mimar edasıyla dolaşıyor ortalarda,internetten indirdiğim bir mimari programla projeler falan çizmekteyim o derece :)

Modoko'da gezmediğim mağaza,görüşmediğim marangoz mobilyacı kalmadı sanırım...Ama ufak ufak evin dekorasyon işleri de bitmeye başladı...Emeğimin karşılığını alacak gibi görünüyorum...

Sevgilim bu hazırlıklar içerisinde bana eşlik etmekle yetinmekte :))Orayı şöyle yapalım dese ben hemen yüksek mimar edasıyla yok sevgilim o öyle olmaz böyle yapalım şeklinde kendisini ikna ediveriyorum...

İkinci evliliğim olacak bu bilenler bilir...

Ama ilkinden daha heyecanlı ve hevesliyim...Tüm aile şokta...

Çarşafımdan,bardağıma,mobilyadan perdeme,duvar kağıdına,duvar taşına herşeyi kendim seçiyorum,bizzat ben ilgileniyorum...İlk evliliğimde neredeyse umurumda değildi...Yemek takımımdan yatak odama kadar ailem seçmişti benim yerime...Uğraşamam ben demiştim o zamanlar...

Şimdilerde bir heves bir heyecan sorma gitsin...

Sevgili harıl harıl çalışmakta...Malum masrafımız çok :)Birde bedelli askerlik bedelimiz var ki o çok fena tam 30.000 Lira...Gece gündüz çalışıyor zavallım...Bazen iş yerinde yatıyor eve bile gelemiyor...Emeklerinin karşılığını alır inşallah...

Bizim gibi gezenti çift,masrafımız çok diye mümkün olduğunca evde takılmakta...Yemeğe çıkmalar,club'lere takılmalar,caddelerde tozmalar neredeyse bitti diyebilirim...Çula çaputa yatırdığımız onca paradan bahsetmiyorum bile,artık daha uygun daha outlet giyinmeye başladık...Ne de olsa herşey evimiz için evliliğimiz için...

Şikayetçi değiliz...

Çarşamba günü nikah günü almaya gidiyoruz...Hayırlısıyla...

Hala diyorum herşeyin hayırlısı diye...Hakkımızda hayırlısı olur inşallah...

Evet blogum mutluyum hemde fazlasıyla...Sevdiklerimle vakit geçiriyorum,babacığım tedavisi devam ediyor olsa da iyi ve hala sapasağlam başımızda...Dostlarımız var...İşimiz gücümüz en önemlisi sağlığımız...
Şanslı kullarız...Şükrediyorum bol bol...Tüm nimetler için...Ve diliyorum Allah'ım herkese gönlündekini versin,sevdikleriyle sağlıkla huzurla...

6 Mart 2012 Salı

30...


30 yaşıma girmeye 3 ay kaldı be blog...

Daha şimdiden hüznü sardı bünyemi...Hiçbirşey üzmüyorda beni şu 20'lere veda edecek olmak gerçekten çok üzücü...Ayrı bir havası var bence 20 li yaşların...Ayrı bir güzelliği...İnsanoğlu 20'li yaşlarında aymaya başlıyor hayatın düzenine...Uyanış oluyor resmen...

Benim yirmili yaşlarım öyle geçti belki de...

Üniversiteye girene kadar hayatla ilgili tek bir planım bile yoktu...Kaldı ki ÖSS'e bile çalışmamış,gönderildiğim iki dershaneden de devamsızlık yüzünden atılmış,tek bir test bile çözmemiştim ben...Veterinerliği seçmemin tek sebebi ise hayvanları seviyor olmamdı...20'li yaşlarımdan sonra açıldı gözüm...Ne istediğime nerede durmak istediğime nereye koşmak istediğime önce kimi istediğime sonra onu istemediğime hepsine ama hepsine 20'li yaşlarda karar verdim ben...

Hayatımla ilgili seçimleri hep 20'li yaşlarımda yaptım...En bencilce yaşadığım yıllardı o yıllar...Belki de ondan vazgeçmesi bu kadar zor...

20 olana kadar hep ailemin seçtikleri,uygun gördükleri vardı...Onların istediği okullar,dershaneler,evler, yazlıklar, tatiller kurallar ve kararlar...

Ne zaman ki ben 20 oldum işte o zaman dedim ki bu hayat benim hayatım...Kararları ben alırım...Veterinerlik yapmak istemediğime karar verdim...Yapmadım...İstediğim işi buldum,o yönde tekrar eğitim almaya başladım...İstediğim mesleği yaptım...Sevdiğim kişiyle birlikte olmak istedim...Evlendim...Sonrasında onunla olmak istemedim ve ayrıldım...Yalnız yaşamak istedim...Kendi evime çıktım...Hayatımda ilk defa birilerini üzmekten,kırmaktan,yormaktan korkmadan yalnızca kendim için yaşadım...

Şimdilerde 30 uma merdiven dayamış biri olarak,biliyorum ki bundan sonra hayat böylesine basit olmayacak...Bencilce kararlar alınamayacak...En basiti bir çocuğum olacak ve bütün hayatım ona adanacak...Onun uyku saati,yemek saati,okul günü,dershanesi,özel kursu bilmemnesi...

Bunaldım bu monotonluktan dedikten sonra hayatımı baştan aşağı değiştirecek cesaretim olmayacak...Çünkü kendimle birlikte ömrümün sonunana kadar taşıyacağım bir sorumluluk olacak...

Belki bunun için korkuyorum ben anne olmaktan...Yeniden evlenmekten...Yerleşik düzene geçmekten...
Belki de en çok bunun için nefret ediyorum,büyüyen bir canlı olmaktan...

5 Mart 2012 Pazartesi

Günler sonra...


Merhaba sevgili blogum ve merhaba sevgili dostlarım...

Uzunca bir ara verdim,fazlaca ihmal ettim blogumu biliyorum ama insanın içinden yazmak gelmeyince gelmiyor işte...

2012 keyfili geldi bana,uğurlu geldi...Allah bozmasın...Huzurun rehaveti çöktü sanırım üzerime...Konuşasım yazasım gelmedi pek...

Okudum bolca...İzledim...Dinledim...Gezdim...Dostlarla birlikte çok keyifli vakit geçirdim...Aileme olmadığı kadar fazla zaman ayırdım...Ve hepsinden önemlisi yeni bir hobi buldum kendime...Dikiş dikmeye başladım...

Güzel sanatlar mezunu bir annenin kızı olarak bunca yıldır hiç bir el sanatlarına meraklı olmayan ben,etrafımdan oldukça eleştiri alıyordum...Hiç annesinin kızı değil bu kız...Halbuki annesi ne kadar becerikli,yok ama bunun merakı yok...Maymun iştahlı canım bu,neye başlasa hemen sıkılıyor...gibi cümleleri işiterek büyüdüm ben :)

Sonunda mağazalarda hayalimdeki elbiseyi,eteği,bluzu bulamayan ben,kendim dikerim ben arkadaş diyerek başladım dikiş olayına...

Aile heyecanlandı tabi...Annem hemen bir dikiş makinesi almış bana...Cuma pazarından da tonla kumaş :))Şimdilerde akşamları en keyif aldığım şey,birşeyler tasarlayıp dikmek...Eee sevgili de tekstilci olunca...Fazla uzak kalamadım moda dünyasına :))

Yukarıda ki resim tek başıma diktiğim ilk elbise; etek uçları sevgilinin ellerinden öper tabi :))onları overlok yaptırsın diye sevgilinin iş yerine göndereceğim :))

Birazcık merakı olan herkese öneririm dikiş dikmeyi,inanılmaz keyifli,dinlenmek için birebir,kafanızı tamamen boşaltabileceğiniz bir faaliyet bence...Günde bir paket sigara içen ben,dikiş sayesinde yarım pakete düşürdüm,oyalanırken aklıma sigara bile gelmiyor faydalarını siz düşünün :))

İşte böyle sevgili dostlar...
Bloguma geri döndüm...Kimbilir belki bundan sonra arada sırada kendi diktiğim elbiseleri de paylaşırım sizinle buradan...

5 Ocak 2012 Perşembe

Dün sevgiliyle sohbet ederken 2 yıldır seni tanıyorum,her gün birlikteyiz ama "sevgilim bunu sever bunu sevmez bunu yapar bunu yapmaz" derken emin olabileceğim şey sayısı elimin parmaklarını geçmez dedi...

Kararsız değilsin ama çok değişkensin dedi...Bu hem dünyanın en yorucu şeyi hemde belki senin en çekici tarafın dedi...

Şaşırdım...Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim...
İyi bişey mi dedi kötü bişey mi onu da anlamadım zaten...

Sonra kendi kendimi tanıyıp tanımadığımı düşündüm...

Gerçekten haklı...

O kadar değişkenim ki...Sevdiklerim sevmediklerim, kıyafetlerim yediklerim içtiklerim ve tabiki ruh halim hep değişken...

Bir dönem tavuk ağzıma koymazken bir süre sonra her gün tavuk yiyebiliyorum mesela...
Ya da bir dönem topuklu ayakkabıdan nefret ederken bir dönem en sevdiğim ayakkabılarım topuklu olanlar olabiliyor...
Çok mutlu uyandığım bir sabahın ilerleyen saatlerinde kendimi buhranlarda bulabiliyorum adeta...

Sonra çok çabuk sinirlenip,kıyametleri kopartıp aniden hiçbişi olmamış gibi sakinleşebiliyorum...Asla kimseye kin beslemiyorum...

Bir dönem inanılmaz bir enerjiyle o organizasyondan ötekine koşarken,her gece dışarılarda sürterken ,bir dönem işten çıkıp sıcacık evimde battaniyemle pineklemekten başka bir şey istemiyorum...

Bazen ailevi ilişkilerimin suyunu çıkartırken bazen aylarca gitmediğim akrabalarım ve hatta annemle babamın evine iki hafta bile uğramadığım olabiliyor...

Değişkenlik gösteren o kadar çok şey barındırıyorum ki içimde,bazen düşünüyorumda sanki bir beden içinde 10'dan fazla ruh barındıyorum,o ruhlarla yaşıyorum...

Kıyafet değiştirircesine rahatlıkla o ruhlardan birini üzerime geçiriveriyorum...

Çok iyi niyetli çok fedakar çok sevgi dolu olabildiğim gibi çok agresif çok bencilde olabiliyorum...

Enteresan bir yaşam biçimi belki...

Ama bu halimle bile kendimi çok seviyorum :))

Değişmeyenlerim ise her daim;

Okumaktan vazgeçemiyorum,öyle ki kitap,gazete,dergi,blog...Mesela twitter'da bile yazmaktan çok okumaktan keyif alıyorum...Öyle ki yolda yürüken önünden geçtiğim bütün tabelaları,reklam afişlerini atlamadan okuyorum :))

Müzik dinlemekten inanılmaz keyif alıyorum...Evet müzik tarzlarım değişkenlik göstersede günümün her saatinde mutlaka müzik dinliyorum...Yıllarca ben kulağımda walkmen'le uyumuş insanım eyy 80'ler çocukları :))

Yemek yapmayı,mutfakta olmayı her zaman seviyorum...Yeni uydurmasyon tarifler hazırlamak en büyük keyfim...Hele de en son onları afiyetle yemek,yedirmek...Hiç değişmez aldığım keyif...

Eğlenmekten asla vazgeçmiyorum...Bunalımdayken bile kendimle dalga geçip eğlenebiliyorum,dışarı çıktığım gecelerde en az sanatçı kadar sahne performansı sergiliyorum öyle dans edip bu bad sesimle öyle bağıra çağıra şarkılar sölüyorum,evde battaniyemle pineklerken bile izlediğim dvd ile dinlediğim müzik ile mutlaka eğleniyorum...

Bir de sevmekten vazgeçmiyorum...Çok nefret bir insan olarak uyandığım bir günde bile;  herkesi ,herşeyi, hayatı, evimi, işimi, arabamı, dostlarımı, ailemi, kendimi ve sevgilimi sevmekten hiç ama hiç vazgeçmiyorum...

Ve bu da benden size şahane sesimle gelsin o zaman...

Haaaayaaattt seviiinceeee güzeeeeelll...
Seeviiinnceee tatttlııııı günlerrrrr....
Biiiiiiiiirrr kuşuuuuuuuu kelebeeeğiiii...
Birr taşı seeevinnn yeeeeeeeeeeeeeeteeeeeeeeeeerrrrr :)))))

Sevgilerle dostlarım :)

4 Ocak 2012 Çarşamba

Hoşgeldin sefa geldin...2012 :)


Bu sefer arayı baya açtım biliyorum suçluyum! sevgili blog :)

Üzerimde bir mutluluk rehaveti var sanırım...

2012 çok güzel başladı...Ve inanıyorum çok da güzel geçecek...Hayatımda ilk kez bir yıla böylesi anlamlar yüklüyorum hadi bakalım hayırlısı...

İnanıyorum bu yıl bizim yılımız olacak...

2012' ilk günü bana kırmızı çok şeker bir kız armağan etti...İlk arabamı satmamın üzerinden 2 yıl geçmişti...O kadar çok özlüyordum ki arabalı günlerimi...Alışkanlığım olmadığı için toplu taşıma araçlarını kullanamayan ben her ay 1000,00 TL'e yakın taksi parası ödediğimi farkedince,bu işe son vermem gerektiğini anladım...

Bir cesaret bu kırmızı bayanı aldım...Şimdi 36 ay kadar taksit ödeyecek de olsam...En azından artık kırmızı bir kızım var...

2012'nin baharında sevgili babam için umutla beklediğimiz o ilaç gelecek USA'den,babam o ilaçla hayata daha bir sımsıkı tutunacak...İnşallah...

2012'de sevgili, bedelli askerlikten faydalanacak ve bizim önümüzdeki en büyük sorun da ortadan kalkmış olacak...İnşallah...

2012'de sevgilimle evimiz için yepyeni eşyalar alacağız,yuvamızı hayal ettiğimizden bile güzel döşeyeceğiz...İnşallah

2012'nin sıcak bir yaz günü üzerimde gelinliğim,yüzümde kocaman gülümsemem,hayatım boyunca sevebileceğim sevgilimin ellerinden tutup,eveeeet diye bağıracağım sesimin yettiğince...Hayatımın en kıymetli imzasını atacağım...İnşallah...

2012 çok güzel başladın...Seni çok güzel karşıladık...Geri sayarken çok eğlendik...Çok güldük...Çok dans ettik...Sana hayatım boyunca hiçbir yıla yüklemediğim anlamlar yükledim...Hadi bakalım yüzümüzü kara çıkarma...