8 Nisan 2013 Pazartesi

babam...

Ve gittin...
İçimi bomboş bırakarak...
Kolumu kanadımı kırarak...
Ciğerime bir yangın bırakarak...
Aldığım her nefesi haram saydırarak...
İçtiğim her yudumu boğazımda düğümleyerek...

Çok özledim be babam...
Şimdiden çok özledim...
Öyle çok acıyor ki canım...
Başımı göğsüne yaslamadan dinmeyecek...
Sen saçımı okşamadan bitmeyecek...
Yerini hiçbirşey doldurmayacak...

Bize herşeyi öğrettin de,
Sensiz nasıl yaşarız öğretmedin...
Öğretmeden terk edip gittin...

Elimden gelmedi babam...
Gelseydi eğer Allah şahidim ki verirdim canımı...
Göğsümü parçalar ciğerimi,yüreğimi verirdim sana...

Gittiğinde bile hasrettim sana...
Öpemeden,sarılamadan,koklayamadan gittin...
Son kez gözüme bile bakamadan gittin...
Ayaklarının altını öpemeden gittin...

Cenazeni görebilseydin keşke...
Öyle kalabalıktı ki...
Tam senin istediğin gibi...
Herkes geldi...
Konya'dan,Ankara'dan,İzmit'ten,Tekirdağ'dan...
Herkes geldi...
Herkes ardından gözyaşı döktü...

Herkes bize 'biz varız' dedi...
Dedi demesine de sen yoksun ki babam...
Öyle çaresizim ki...

Kabristana geliyoruz her gün...
Her Allah'ın günü o toprağı tırnaklarımla kazıyıp,seni çıkarmak istiyorum...
Seni de alıp evimize gitmek istiyorum...
O eve girmek,o kapıdan kafamı içeri soktuğumda koltuğunu boş görmek...
Bu nasıl bir acı anlatmak mümkün değil...
Tarifi yok...

Belki biraz kor kömür yutmak...
Belki canlı canlı organlarını parçalamak...
Öyle bir acı işte...
Dinmiyor...
Bitmiyor...

Herkes zaman diyor...
Zamanla küllenecek diyor...
Ama ben her sabah daha büyük bir acıyla uyanıyorum...,
Her sabah mideme oturan sancılarla uyanıyorum...
Her sabah gerçek olduğuyla tekrar tekrar yüzleşiyorum...

Pişmanlıklarla doluyum...
Vizcan azabları kemiriyor ciğerimi...
İyi bir evlat olabildim mi...

Ömrünü bize adamış bir adamın kızına yakışır yaşadım mı...





1 yorum:

Su Külü dedi ki...

çok güzel yazmışsın yüreğine sağlık...